sırtımda çuvalım, yollardayım
Parlak Fikirler nasıl Doğar - Steven Johnson

Dördüncü Kuadrant bölümünün özeti gibi;

Kalıplar basittir, ama bir arada izlendiğinde ortaya çıkan bütün, parçaların toplamından çok daha akıllıdır. Yürüyüşe çıkın, önsezilerinizi besleyin, her şeyi yazın ama klasörleriniz dağınık kalsın, tesadüfi keşiflere kucak açın, üretken hatalar yapın, birden fazla hobi edinin, sık sık kafelere gidin ve diğer akışkan ağlara girin, linkleri takip edin, başkalarının sizin fikirleriniz üzerine yeni şeyler inşa etmesine izin verin, ödünç alın, geri dönüştürün, yeniden icat edin. Zengin bir nehir boyu inşa edin. 

İnsanların en kuvvetlisi olmak isteyen, Allah’a (c.c.) tevekkül etsin. İnsanların en şereflisi olmak isteyen Allah’dan (c.c.) korksun. İnsanların en zengini olmak isteyen de, kendi elindekinden çok Allah’ın (c.c.) yanındakine itimad etsin.
Hz. Muhammed (sav) 
Abîd, hayır ve doğru yolda yükselmek ister ve çalışır. Bazen maksadına kavuşmakta acelecilik eder. Halbuki o vakit yükselme zamanı değildir. Bu yüzden ya ümitsizliğe düşerek çalışmayı terk edip bu makama erişmeden mahrum kalır, ya da haddinden fazla çalışmak ve kendisini yormak suretiyle bu makama kavuşmadan kesilir. Bunların her ikisi de aceleciliğin neticesidir.
İmam-ı Gazâlî —- Mâniler Akabesi
Din için halkın arasında bulunan ve sohbetlerine ihtiyaç duyulan kimseler:
Yaptığından dolayı halka kötü yüz göstermeye kudreti yettiği kadar onlara bolca ihsanda buluna. Eğer bir şey verilirse onlardan almada acele etmeye. Onların eziyetlerine tahammül ede. Onlara karşı güler yüz göstere ve dışını onlara karşı süslü tuta. İhtiyaçlarını halktan gizli tuta ve kendisi bunu halletmeye çalışa. Sonra yine muhtaç olursa, has ve halis olan ibadetlerden nefsi için bir nasib araya.
İmam-i Gazâlî —- Mâniler Akabesi
Tevbenin mukaddimesi ise üçtür:
Birincisi: Günahın gayet çirkin olduğunu hatırlamaktır.
İkincisi: Allah Teâlâ’nın, takat getiremeyeceğin derecede şiddetli azab ve gazabını hatırlamaktır.
Üçüncüsü: Allah’ın şiddetli azabına karşı zayıf ve kuvvetsiz olduğunu hatırlamaktır.
İmam-ı Gazâlî —- Tevbe Akabesi
Her iki dünyanın yaratılışının gayesi olan ilim ve ibadetin sânını yücelt! Kul için vacib olan, bunlardan başka şeyle meşgul olmaması, sıkıntı çekmemesi ve başka şeye bakmamasıdır. Bil ki ilim ve ibadetten başka dünyevî işler batıldır, onlarda hayır yoktur ve onlar fayda temin edilmeyen boş bir şeydir.
İmam-ı Gazâlî —- İlim Akabesi
Ey kurtuluş ve ibâdet talep eden kişi! Evvela ilim talep etmen lazımdır. Çünkü ilim ibadetin aslı ve medarıdır.
Bil ki, ilim ve ibadet öyle iki cevherdir ki, mütefekkirlerin fikrinden, vaizlerin vaazından, öğretmenlerin öğrettiklerinden, musanniflerin tasnif ettikleri şeyden görüp duyduğun şeylerin hepsi onlar içindir.
İmam-ı Gazâlî —- İlim Akabesi
İlk okul ilk adım

Okul hayatına başladığım ilk günü hatırladım, renkli bir sınıf içinde oyuncaklar var, hepsi yeni. Kırmızı önlükler ile küçük sandalyelerimizde ilk öğretmenimizle tanışıyorduk, ilk sınıf arkadaşlarımızla bir arada… 

Oyuncak çekiçlerle dolaplara vururduk, bize göre tamir etmekti o ses, öğretmene göre gürültü ve yaramazlık

İlk defa o kadar yaşıtınla bir arada, ilk duyguları da orada yaşarsın, farkına varırsın güzel kızların ve onlarla oynamak istersin, güzelliğe olan bu yakınlık doğuştan mı geliyordu? 

Beslenme listesi olurdu hatırlarsınız, alerjin vardır yumurtaya, onun yerine 10 zeytin fazla alırsın, oralet vardı vazgeçilmez içeceğimiz, 

Doğum günü çocuğu isen, mumları üflerken en güzel kız yanına otururdu, baş köşede sen tabi ki, 

Beslenme saati biter, dolaplardan havlu ve sabunlar alınır, sıra ile eller yıkanır, dişler fırçalanırdı, 

Sonra yine el işi kağıtları, makas, uhu, makarna gibi malzemelerle faaliyetler yapılırdı, bir kaç ay sonra el işlerimiz dağıtıldığında görürdük ki makarnalı işlerimiz fareler tarafından kemirilmiş ama üzülmezdik, daha üzülmeyi öğrenmemiş miydik acaba? 

Beni bende demen, bende değilim,
Bir ben vardır bende, benden içeri…
Yunus Emre
Bizim şarap içmemiz ne keyfimizden,
Ne dine, edebe aykırı gitmemizden,
Bir an geçmek istiyoruz kendimizden,
İçip içip sarhoş olmamız bu yüzden.
Ömer Hayyam